22 Eylül 2012 Cumartesi

Space Marine I

    Uzun zaman direndim ama olmadı.Sonunda bende airbrush aldım.Önceleri minyatür için gerekli olmadıgını düşünüyordum.Bu kadar küçük şeyler için çok büyük bir araçtı.

    Gördüm ki yanılmışım,yaptınız işin ne kadar küçük oldugu önemli degil.

    Ve Space marinleri airbrush yardımıyla ilk katlarını attım.


 Tekrar fırçalarımı geri dönüyorum.Burdan sonra airbrushın yardımı olmayaycak.




15 Eylül 2012 Cumartesi

Space Marinlerin Zemin Çalışması

Zemin çalışmasını bitirdim.Sıra geldi marinleri boyamaya.









13 Eylül 2012 Perşembe

Boyanızı İnceltİn

 Minaytür boyarken boyanızı inceltmeyi unutmayın. :)



10 Eylül 2012 Pazartesi

Zemin Çalışması


Marinler için yaptıgım zemin çalışması.



 





8 Eylül 2012 Cumartesi

Old Fiddler

Son etapta ışık tertibatı için önce dış mekanda kullanacağım sistemi devreye aldım. Bunun için en basit devreyi tasarladım. Provasını yapıp istediğim loş ışıklandırmayı elde ettim. 
Aynı şekilde sobanın ışığını da yakınca en son olarak pencereden gözüken dış mekana sıra geldi. Bunun  için arka planda gözüktüğünde bütünlük oluşturacak resimleri internette aramaya başladım. 2-3 farklı resimde karar kıldıktan sonra bu resimleri değişik ebatlarda fotoğraf kağıdına bastım. En düzgün görüntüyü vereni seçerek pencerenin arkasına derinlik hissi uyandırması amacıyla yarım daire şeklinde yerleştirdim. Bunu yaparken blue tack lerden istifade ettim. Böylelikle çalışmayı tamamlamış oldum.

Bütün bu işlemlerin tahminimden çok daha uzun sürdüğünü söylemeliyim. Ama yine de iyi bir antrenman oldu diyebilirim.

Sattas:Savaş Bitmeli

7 Eylül 2012 Cuma

Old fiddler


Çalışmaya kaldığım yerden devam ediyorum...


Elimdeki sandalye figürle aynı ölçekte olmasına rağmen kemancıyı oturttuğumda ayakları havada kaldı. Dolayısıyla sandalyenin boyunu demir testeresi ile alçaltıp ince eğe ile düzeltmek zorunda kaldım.

Bir sonraki aşamada sıra iç mekanı hazırlamaya geldi. Önce plastik 1/35 ölçekli aksesuar setinden bir pencere çıkarıp düzelttim. Sonra da maket kartonunu evin bir duvarı olarak kesip pencereyi de bu duvara yerleşirdim. Amacım pencere dışından 2nci bir aydınlatma ile iç mekana ışık vermekti.


Ardından diğer duvarı yaptım ve köşeye de yine aynı aksesuar setinden çıkan kapılardan birini yerleştirdim. Zemine ise parke görüntüsü vermek için ince ahşap kesip yerleştirdim ve astarladım. Böylelikle iç mekan neredeyse tümüyle ortaya çıktı. Tabii bunları yaparken çalışmayı yerleştireceğim kutunun ölçülerini dikkate aldım.

 Çatı için elimdeki plastik çatı malzemesini uygun şekilde kesip maket kartonu ile destekledim. Sobanın borusunun baca gibi çıkmasını sağlamak için de uygun şekilde deldim.
Bundan sonraki aşamada paspartuyu kestirmem gerekiyordu. Bunun için yine Bauhaus a gitmek zorunda kaldım. 2 farklı renkte paspartu kestirerek eve geri geldim. Artık malzemeler tümüyle hazırdı. Paspartuyu, elektrik tertibatlarını açıp kapatmakta kullanacağım anahtarları yerleştirmek için uygun şekilde deldim.

 Bu adımdan sonra duvarlardan birini duvar kağıdı izlenimi vermesi için yeşilin tonlarına, tuğla ile kaplı olan duvarı ise tuğla rengine boyadım. Dışarıdan gelecek ışığı da hesaplayıp tuğlalı duvarın orta bölümünü daha açık olacak şekilde tonladım.
Çatıyı, pencereyi, sobayı, saati, gramofonu, sandalyeyi ve kapıyı boyadım. Sonrasında sıra her şeyi yerli yerine koyarak prova yapmaya geldi. Paspartuyu yerleştirdikten sonraki yüksekliği de hesap ederek iç mekanı bir sünger vasıtasıyla yükselttim.

 Son etapta elektrik tertibatını kurup çalışmayı tamamlayacağım...

6 Eylül 2012 Perşembe

Old Fiddler


Uzun bir aradan sonra önceden boyamış olduğum Old Fiddler'a bir “base” çalışması yapmaya karar verdim (old fiddler ın resimlerini yine aynı adla siteye koymuştum). Her ne kadar Andrea’nınki çok iyi de olsa bir türlü içimden figürü o “base”e yerleştirmek gelmedi. Sonunda elimde ne var ne yok kutularından dışarı çıkardım ve bir “box” çalışması yapabilir miyim diye düşünmeye başladım. Bir taraftan da box yapamaz isem alternatif olarak nasıl bir şey yapmalıyım diye kafa yordum. En sonunda iki seçenekte karar kıldım. Birincisi, figürü basit bir elektrik sitemi ile çalışan bir sokak lambasının altında canlandırmaktı. Diğeri ise, arka plan ve mümkünse iç mekan aydınlatması ile desteklenmiş bir iç mekandı.
 Bir gün kullanırım diye düşünüp aldığım objeler beni “box” yapmaya itti diyebilirim. Elimde figürün dışında bir duvar saati, bir gramafon, bir soba, bir sandalye, bir pencere, ve bir de kapı vardı.

Aklıma ilk gelen sobayı elektrikle yakabilir miyim oldu. Elimde trencilerin alış veriş yaptığı mağazalarından birinden aldığım çok ince kablo ve ampulden oluşan bir lambam vardı zaten. Ancak bu sistemi sobaya yerleştirmek oldukça uğraş istiyordu. Sistemi yerleştirmenin en basit yolunun sobanın ocağının tam arkasından girmek olduğu aşikardı. Fakat bu şekilde karşı plandan fotoğraf çekerken kabloları saklamak oldukça güç olacaktı. O yüzden zor olana karar verdim ve tam alttan uzun bir kanal açıp ampulü oradan ilerletmeye karar verdim. Bu işlem gerçekten çok uzun sürdü. Çünkü sobanın metali oldukça sertti. Diyebilirim ki yeterli genişliği sağlamak için harcadığım çaba neredeyse bu fikrimden vazgeçmeme neden olacaktı. En sonunda biraz daha sabır göstererek isteğime ulaştım.

Şimdi sıra lambayı yakmaya gelmişti. Bauhaus tan aldığım, içine 2 kalem pil sığan bir pil yuvasını enerji kaynağı olarak kullandım. Tabii bir de anahtar. Delme işlemini tamamladıktan sonra sobayı ve diğer malzemeleri siyah renk ile astarladım.

Ardından ilk iş olarak bir eskiz çizdim (tabii resimde gördüğünüz eskiz ne yazık ki benim kendi çizimim değil. Benimkini koysam anlaşılmazdı o yüzden “Gimp” programından yardım alarak bitme aşamasındaki çalışmayı eskiz haline getirip yayınlamayı tercih ettim). Neyin nerede kullanılacağına karar verilmesi açısından bu çok önemliydi.

Bundan sonraki aşamalarda elektrik tertibatının yerleştirilmesine kadarki resimleri paylaşacağım. 

 

Buluşma

 
  Sıcakların azalmasıyla birlikte,minyatür boyamaya geri döndük.Ve figurinistanbul olarak küçük bir buluşma tertiplemeye karar verdik. 08/09/2012 Cumartesi Saat 16:00 da Bakırköy Towncenter Starbucks caffede buluşmaya bekliyoruz.
  Bizlere figuristanbul(at)gmail.comdan ulaşabilirsiniz.